|
DOĞUMU ve
AİLESİ
Türkiye
Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1881
yıl ında, Selanik'te Kocakasım Mahallesi, Islahhane Caddesi'ndeki üç
katlı pembe evde doğdu. Selanik yerlilerinden olan babası Ali Rıza
Efendi, Söke'den Selanik'e gelmiş Türkmenlerden "Kırmızı Hafız"
lakaplı Ahmet Efendinin oğludur. Annesi Zübeyde Hanım ise 1871
yılında Selanik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş, Hacı
Sofi ailesinden Feyzullah Ağa'nın kızıdır.
Gümrük
Muhafaza Teşkilatı'nda memurluk yaparken Zübeyde Hanımla evlenen Ali
Rıza Efendi, 1877 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan önce de Selanik Asakir-i
Milliye Taburunda da subaylık yapmıştır. Daha sonraları kereste
ticareti yapan babası 1888 yılında öldüğünde Mus tafa yedi, kız
kardeşi Makbule bir yaşında idi. Diğer kardeşleri Naciye, Ömer ve
Fatma küçükken öldüler. Zübeyde Hanım oğlunun başarılarını gördükten
sonra, tedavi görmek için gittiği İzmir'de 14 Ocak 1923 günü 66
yaşında hayata gözlerini yummuştur. Makbu le Hanım (Atadan) ise 1956
yılına kadar yaşamıştır.
Ali Rıza
EFENDİ (1841-1888)
Ali Rıza Efendi 1841 yılında Selanik'te doğdu. Söke'den Selanik'e
yerleşmiş Türkmenlerden "Kırmızı Hafız" lakaplı Ahmet Efendinin
oğludur. İlkokulu Abdi Hafız Mahalle Mektebinde okudu. Selanik'te
Evkaf İdaresinde katiplik, sonrada Gümrük Muhafaza Teşkilatında
memurluk yaptı. Memurluğu sırasında, Hacı Sofi ailesinden
Feyzullah Ağa'nın kızı Zübeyde Hanımla evlendi.
1876 yılında da Selanik Asakir-i Milliye taburunda subay olarak
görev alan Ali Rıza Efendi, daha sonra da kereste ticareti yapmaya
başladı. Zübeyde Hanım'dan beş çocuğu oldu. Çocuklarından Naciye,
Ömer ve Fatma fazla yaşamadı. Sadece Mustafa ve Makbule hayatlarına
devam edebildi. Ali Rıza Efendi, 1888 yılında, tek oğlu Mustafa
Kemal ilkokulda okuduğu sırada, rahatsızlandı ve öldü.
ZÜBEYDE HANIM

Zübeyde Hanım 1857 yılında Selanik'te doğdu. Orta Anadolu'dan göç
ederek, Selanik'in batısında
Arnavutluk sınırına yerleştirilen yörüklerden, Hacı Sofi ailesinden
Feyzullah Ağanın kızıdır. Selanik'te Gümrük Muhafaza Teşkilatında
memur olan Ali Rıza Efendi ile evliliğinden beş çocuk sahibi oldu.
Fatma ve Ömer'i daha küçükken kaybetti. 1888 yılında Mustafa
ilkokuldayken kocasını da kaybeden Zübeyde Hanım, zaman zaman
çocukları ile birlikte kardeşi Hüseyin Ağa'nın çiftliğine giderdi.
Bu sırada, Atatürk'ün ifadesiyle; iyi kalpli bir insan olan Ragıp
Bey'le evlendi. Kızlarından Naciye de çok yaşamadı.
Balkan harbinden sonra, birçok Türk ailesi gibi, kızı Makbule ile
birlikte Selanik'ten göç etti ve İstanbul'a gelerek Beşiktaş-Akaretler'de
bir eve yerleşti. Milli Mücadele yıllarında Ankara'ya gelen Zübeyde
Hanım, 1919'da ayrılmak zorunda kaldığı oğlunu, yıllar sonra
Ankara'da Devlet Başkanı olarak gördü. 14 Ocak 1923'te tedavi
amacıyla gittiği İzmir'de 66 yaşında vefat etti.
MUSTAFA KEMAL'IN KIZ KARDEŞİ (Makbule ATADAN)
Mustafa Kemal
Atatürk'ün kız kardeşi olan Makbule Atadan, 1887 yılında Selanik'te
doğdu. Balkan Savaşlarından sonra, annesi Zübeyde Hanım'la birlikte
Selanik'ten ayrılarak İstanbul'a yerleşti. Cumhuriyet'in ilanından
sonra ağabeyinin isteği üzerine, annesiyle birlikte Ankara'ya geldi.
Bir süre Atatürk'ün yanında kalan Makbule Atadan, daha sonra Çankaya
Köşkü arazisi içinde kendisi için yaptırılan Çamlı Köşke yerleşti.
1930'da
Atatürk'ün isteğiyle Fethi Okyar'ın kurduğu Serbest Cumhuriyet
Fırkasına giren Makbule Hanım birkaç ay sonra parti kapatılınca
siyasetten çekildi ve 1935'de milletvekili Mecdi Boysan ile evlendi.
Makbule Atadan'ın ağabeyi Atatürk ile ilgili anıları "Büyük Kardeşim
Atatürk (1952)" ve "Ağabeyim Mustafa Kemal (1952)" adlarıyla
yayımlandı. 1956 yılında 69 yaşında öldü.
OKUL HAYATI
Mustafa, öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle
mektebine başladı. Sonra babasının isteğiyle, yeni bir yöntemle öğretim
yapmak üzere Selanik'te açılan, Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. Bu sırada
babasını kaybetti. Bir süre Rapla çiftliğinde dayısının yanında
kaldıktan sonra, annesi Mustafa'nın eğitim hayatına devam etmesini
istediği için, Selanik Mülkiye İdadisi'ne (ortaokul) kaydoldu.
Mustafa'nın bu okulda hocasıyla arasında bir tartışma geçince, zaten
orada okumasını istemeyen büyükannesi onu derhal okuldan aldı. Askeri
Rüştiye elbisesi giyen komşusunun oğluna özenen Mustafa, asker olmasını
istemeyen annesinin karşı çıkmalarına rağmen, gizlice, Selanik Askeri
Rüştiyesi'nin sınavına girdi. Sınavı kazandığı haberini alan Mustafa
annesine karşı bir oldu bitti yapıp, bu okula kaydını yaptırdı. (1893).
Bu okulda, Matematik hocası ona Kemal adını verdi.
Selanik Askeri Rüştiyesini başarıyla bitiren Mustafa Kemal, Manastır
Askeri İdadisi'ne (lise) girdi. Burada Fransızca'dan geri kalınca, ilk
tatilde Selanik'e gitti ve iki üç ay gizlice Fransız Firerler Okulu'nun
özel sınıfına devam ederek, Fransızcasını geliştirdi. Ertesi yıl
Manastır Askeri İdadisi'nde, buraya yeni gelen Şair Ömer Naci ile
tanıştı ve edebiyatla da ilgilenmeye başladı.
Manastır Askeri İdadisi'ni başarıyla bitiren Mustafa Kemal,
İstanbul'a giderek Harp Okulu'nun piyade bölümüne girdi. (13
Mart 1899). Harp Okulu'nun ilk sınıfında az çalışan Mustafa
Kemal, diğer iki yılda var gücüyle derslerine sarıldı. 1902'de
bu okulu teğmen rütbesiyle bitirdi ve öğrenimine Harp
Akademisi'nde devam etti. 1903 yılında Üsteğmen oldu. 11 Ocak
1905 tarihinde de Harp Akademisi'nden mezun olan Kurmay Yüzbaşı
Mustafa Kemal, staj yapması için Şam'daki 30. Süvari Alayı'na
gönderildi.
1906 yılında Şam'a
gönderilmiştir. Mustafa Kemal ve arkadaşları Şam'da "Vatan ve
Hürriyet" adında bir dernek kurmuşlardır. 1911 yılında İtalya ile
yapılan savaş esnasında, kendi isteğiyle Trablus'a gitmiş ve Derne ve Tobruk'un savunmalarında görev
almıştır. Mustafa Kemal henüz Libya'da iken Balkan Savaşı
başlamıştır. Balkan Savaşında, başarılı bir kumandan
olarak (1912 - 1914) hizmet vermiştir. Balkan Savaşı sonunda,
Mustafa Kemal Sofya'ya askeri ataşe olarak atanmıştır.
ORDU KOMUTANI OLARAK ATATÜRK
Mustafa Kemal'in Sofya'da bulunduğu sırada 1. Dünya Savaşı
çıkmıştır. 8 Ağustos 1915 tarihinde Anafartalar Grup Kumandanlığına
getirilmiştir. Birinci Dünya Savaşı esnasında, Anafartalar'daki Türk
kuvvetlerine kritik bir zamanda kumanda etmiştir. Bu sırada
Çanakkale Boğazı'na çıkarma yapılmış ve Mustafa Kemal bu durumu
kişisel gayretiyle kurtarmıştır. Savaş esnasında, Mustafa Kemal
kalbinin üzerine bir şarapnel parçası isabet etmiş ise
de, göğüs cebinde bulunan saati onun
hayatını kurtarmıştır. Mustafa Kemal bu anda içinde
bulunduğu ruh halini şu büyük sorumluluğu üstlenmiş
olmasına bağlamıştır: "Aslında, bu tür bir sorumluluğu üstlenmek Hiç
de kolay değildi, ancak yurdumun parçalandığını görmektense ölmeyi
Tercih etmiş olmam nedeniyle, bunu gururla kabul ettim." Daha sonra
Kafkaslarda ve Suriye'de hizmet etmiş ve 1918 yılındaki mütarekeden
hemen önce Suriye'de bulunan Yıldırım Orduları grubunun
kumandanlığına getirildi. Mütarekeden (barış anlaşması) sonra,
İstanbul'a döndü.
|